Yeme Psikolojisi Atölyesi
Diyetisyenlere Özel / Beslenmenin Ötesi: Yeme Psikolojisi Atölyesi
1 Şubat 2025 tarihinde, Diyetisyenlere Özel / Beslenmenin Ötesi: Yeme Psikolojisi Atölyemiz ile beslenme alışkanlıklarının derinlerine indiğimiz anlamlı bir buluşma gerçekleştirdik. Yeme meselelerine dair, birlikte çalışmayı oldukça önemsediğimiz diyetisyenler ile bir araya geldik.
Danışanlarının yeme davranışlarını daha iyi anlamak ve bu süreçte psikolojik boyutları göz ardı etmeden destek sunmak isteyen diyetisyen katılımcılarımız ile güçlerimizi birleştirdik.
“Beslenme alışkanlıklarının ardında saklanan ve görünmeyen boyutları birlikte görünür kılalım” mottosuyla çıktığımız bu yolculukta, beslenmenin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve duygusal boyutları olan bir süreç olduğunu keşfettik.
Tıpkı buzdağının görünmeyen kısmı gibi, yeme ile ilişkimizin de hayatımıza temas eden noktaları ile ilgili farkındalık kazandık. Beslenmenin ötesine, duygusal ve psikolojik boyutlarına birlikte baktık.
Dans, yaratıcı drama ve psikodrama yöntemleri kullanılarak yürütülen atölyemizde yemek ile bireylerin kendilik algısı, duygusal ihtiyaçları ve yaşamla kurdukları bağ arasındaki ilişkiler üzerine düşündüren interaktif çalışmalar gerçekleştirdik.
Bu anlamlı buluşma, diyetisyenlerin yalnızca danışanlarıyla değil, kendi yeme ilişkileriyle de ilgili farkındalık kazanmalarına olanak sağladı. Katılımcılar, beslenmenin yalnızca fiziksel bir süreç olmadığını, aynı zamanda bireyin duygusal dünyasını ve kimlik algısını şekillendiren bir deneyim olduğunu daha derinden kavrama imkânı buldular.
🌱 Görünmeyeni görünür kıldığımız bu yolculukta bizlerle olan tüm diyetisyen arkadaşlarımıza iş birlikleri için çok teşekkür ederiz 🙏
Atölyeden Kareler
Atölyemizin Ardından:
“Yeme psikolojisi atölyesinde harika bir deneyim yaşadım. Psikodrama ile kendimi keşfettim, çizelgelerle farkındalığımı arttırdım. Kendimi gerçekleştirme yolunda bir adım daha…” –
– Diyetisyen & Psikolog Nisa Üstündağ
“Bu atölye benim için son derece aydınlatıcı ve anlamlı bir deneyim oldu. Bu ikinci katılımımdı ve her seferinde hem kendimi hem de yemekle olan ilişkimi daha derinlemesine keşfetme fırsatı buluyorum. Atölye boyunca, hayatımızın her anında yemekle kurduğumuz bağın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım. Eğitmenlerimiz, yaratıcı drama ve psikodrama yöntemlerini kullanarak yeme psikolojisini çok yönlü bir yaklaşımla ele aldılar. Bu süreci deneyimlemek benim için gerçekten etkileyiciydi. Böyle etkinlikler, danışanlarımı daha iyi anlamama ve onlara rehberlik ederken daha bilinçli olmama yardımcı oluyor. ”
– Diyetisyen Elif Dilaver
“Psikiyatrlar, psikologlar ve diyetisyenler her zaman işbirliği içinde olabilirler. Danışanlarımızda yeme bozukluğu olduğunu hissettiğimiz zamanlarda mutlaka danışanlarımızı terapiye yönlendirmeliyiz. Bu atölyede bunu bir kez daha derinden anlamış oldum. Bu atölye danışanlarımı daha iyi anlamaya ve onlara karşı daha hassas bir şekilde rehberlik etmeme yardımcı oldu.”
– Diyetisyen Şebnem Nazarova
“Her daim danışanlarıma yardımcı olurken önceliğim onları nasıl daha iyi anlayabilirim yönünde. İkinci defa katılmış olduğum bu atölyede yemekle olan ilişkimi farklı açılardan görebildim. Renkli ve bir o kadar derin derin düşündüren etkinlikti. Farketmeden o kadar çok şeye maruz kalıp yine farketmeden o kadar etkileniyoruz ki ortaya farklı yeme davranışları çıkıyor. Miray Hocam’ın da bugün bahsettiği gibi “Beslenme dediğimiz şey bir buzdağı gibidir, görünmeyen yüzünü de ele almak gerekir”. Görünmeyen yüzleri keşfettiğimiz bu doğrultuda kendimizi iyileştirdiğimiz ve kendimizi her daim sevdiğimiz güzel günler dilerim.”
– Diyetisyen Nisa Subaş






